Habere geçmeden önce söyleyim, bu liste her seferinde içimi acıtıyor. Sofraya koyduğumuz şeylerin ne olduğunu bilmeden yiyoruz resmen. İşte yine karşımızda kocaman bir skandal var. Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda ürünlerinde taklit ve tağşiş yapan firmalara ilişkin listesini güncelledi. Listeye eklenen 34 ürün var. Dikkat edin, 34 ürünün dokuzunda tek tırnaklı hayvan eti tespit edilmiş. Yani at, eşek gibi hayvanların etleri… İnanılır gibi değil.
Şimdi bu rakamın üzerinde biraz duralım. 34 üründen 9’unda tek tırnaklı etin çıkması ciddi bir durum. Yani her dört üründen birinde bu pislik var demek. Vatandaş olarak hangi markaya güveneceğimizi şaşırdık doğrusu. Bakanlığın güncellediği listede bu ürünlerin beşi Mersin’de faaliyet gösteren işletmelere ait. Dördü ise Adana’daki işletmelerin. İki komşu il… İki şehirde de bu işlerin dönmesi düşündürücü.
Gelelim asıl bomba habere. Listeye eklenen ürünler arasında bir tantunici de var. Evet, yanlış duymadınız. Tantuni… O güzelim Adana tantunisi dediğimiz şeyin içinden tek tırnaklı eti çıktı. Söz konusu işletmenin et tantuni ürününde tek tırnaklı eti kullandığı tespit edilmiş. Mersin’de mi bu işletme Adana’da mı tam olarak açıklanmadı ama listede yer aldığı kesin. Düşünsenize, yıllardır yediğiniz tantuninin içinde at eti olabilir. Mide bulandırıcı değil mi?
Bu skandal sadece tantuniyle sınırlı değil. Liste de başka iğrençliklerde var. Bir firmanın yoğurt ibaresiyle satışa sunduğu üründe jelatin bulundu. Yoğurtta jelatin be! Yani sütten yapılması gereken o ürünün içinde hayvansal jelatin var. Millete yoğurt diye jelatinli madde yedirmişler. Bakın ne oldu, güven diye bir şey kalmadı piyasada.
Gelelim diğer detaylara. Adana’nın Yüreğir ilçesinde faaliyet gösteren bir firma var. Bu firma “ısıl işlem görmüş dana sucuk” olarak satışa sunmuş ürününü. Ama neymiş? İçinde tek tırnaklı hayvan eti çıkmış. Dana sucuk diye satılan şey aslında at ya da eşek sucuğu olabilir. İnsanın kanı donuyor resmen. Adana’da bu işler bu kadar mı yaygın arkadaş?
Ankara tarafında da işler farklı değil. Ankara’nın Yenimahalle ilçesindeki bir firmanın piliç köfte ürününde mekanik ayrılmış kanatlı eti tespit edildi. Yani kemiklerin üzerinde kalan etlerin mekanik yollarla sıyrılmasıyla elde edilen o et… Onu koymuşlar piliç köfte içine. Tabi bu yasak mı değil mi ayrı konu ama etiketi doğru olmayan ürünler listesinde yer alması bile başlı başına sorun.
Neyse, devam edelim. Bu tür listeler Bakanlık tarafından düzenli olarak yayınlanıyor. Ama her seferinde aynı şeyleri görmek bizleri gerçekten üzüyor. İnsanların sağlığıyla oynanması affedilecek bir şey değil. Lekeli etlerden yapılan tantuniyi yiyen vatandaş ne yapsın? Nereye gitsin? Hangi firmaya güvensin?
Bakın buraya özellikle dikkat çekmek istiyorum. Listeye eklenen 34 ürünün 9’unda tek tırnaklı etinin bulunması demek, piyasada bu işi yapanların sayısının hiçte az olmadığını gösteriyor. Bakanlık denetimleri artırdıkça ortaya bu tür görüntüler çıkıyor. Ama asıl mesele şu: Bu denetimler yeterlimi? Daha kaç firma var bu şekilde yakalanmayı bekleyen?
Adana’daki dört işletme ve Mersin’deki beş işletme… Bu işletmelerin isimleri listede tam olarak yer alıyor. Vatandaşlarımız bakanlığın internet sitesinden bu listeye ulaşabilir ve hangi ürünleri tüketmemeleri gerektiğini görebilirler. Özellikle tantuni sevenlere sesleniyorum: Lütfen gittiğiniz yerin bu listede olup olmadığını kontrol edin.
Birde o yoğurtta jelatin işi var. Yoğurt deyip jelatinli ürün satmak… Bu tam bir vatandaş kandırmaca. İnsanlarımız sabah kahvaltısında çocuklarına bu yoğurtlardan yediriyordur belki. Düşüncesi bile insanı rahatsız ediyor. Neyse ki Bakanlık bu konuları takip ediyor ve açıklıyor. Bilmiyorum ama belki de bu listenin kamuoyuyla paylaşılması caydırıcı oluyordur.
Şimdi bu haberi madem yazıyoruz, birazda rakamların üzerinden gidelim. 34 ürün, 9’u tek tırnaklı etli, 5’i Mersin’den, 4’ü Adana’dan. Geriye kalan ürünlerde çeşitli tağşişler var. Bir yoğurtta jelatin, bir dana sucukta tek tırnaklı eti, bir piliç köftede mekanik ayrılmış kanatlı eti. Her biri ayrı bir skandal aslında. Her biri tüketiciyi aldatan farklı bir yöntem.
Gıda güvenliği dediğimiz şey insan hayatını doğrudan ilgilendiren en önemli konulardan biri. İnsanların sağlığını bu kadar kolay hiçe sayan işletmelere ağır yaptırımlar uygulanması şart. Çünkü sadece para cezası kesilirse bu işletmeler bir başka isimle yine açılır, yine aynı pisliklere devam eder. O yüzden bu işin takipçisi olmak gerekiyor.
Sokaktaki vatandaşın haliyse ayrı bir dram. İnsanlar ucuz diye ya da alışkanlıkla aynı yerlerden alışveriş yapmaya devam ediyor. Ama haberin sonunda kendilerine bir düşünme payı kalıyor. Hangi eti yiyoruz, hangi yoğurdu içiyoruz, hangi sucuğun üzerinde “dana” yazıyor ama içinde at var…
Bakanlık bu listeyi yayınlamaya ne kadar devam edecek bilinmez. Ama bildiğimiz bir şey var ki bu tür denetimler sıklaştıkça ortaya daha çok skandal çıkacak. Umarım yetkililer bu işin üstüne daha çok gider ve bu firma isimlerini tek tek cezalandırır. Milletin sağlığıyla oynayanların sonu iyi olmuyor, olmamalı da…
Bizde bu haberi aktarırken elimizden geldiğince uyarılarımızı yapıyoruz. Sizde çevrenizdekileri uyarın, özellikle dışarıda yemek yiyenleri, hazır gıda tüketenleri bu konuda bilgilendirin. Sağlık her şeyden önemli çünkü. Ne yediğimizi, ne içtiğimizi bilmek hakkımız.
Peki şimdi ne olacak? Bu listelere yeni isimler eklenicek mi? Denetimler artacak mı? Ve en önemlisi, bu firmalar hakkında adli işlem başlatılacakmı? İşte böyle arkadaşlar, gelişmeleri takip ediyoruz. Bakalım bu tağşiş skandalı nereye kadar gidecek, hangi firmaların isimleri bir sonraki listede yer alacak…
Kaynak: Orijinal Haber