Öğrenci Affı ve Yükseköğretim Kanunu’nda Büyük Değişiklik TBMM’den Geçti!

30.07.2026 - 20:40
YAYINLANMA
5 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

Haber Ankara’dan geliyor arkadaşlar… TBMM’deki sıcak gelişmeyi size aktarmadan önce nefeslenelim. Meclis’ten geçen yeni düzenlemeyle birlikte yükseköğretimde köklü değişiklikler var. Öğrenci affı da işin içinde, hocaların durumu da… İnanır mısınız, bu kanun teklifiyle birlikte bir çok şey yeniden şekilleniyor.

Yükseköğretim Denetleme Kurulu üyeleri için önemli bir düzenleme getirildi. Kurul’da geçirdikleri süreler artık fiilen mesleklerinde geçirilmiş sayılacak. Terfi sürelerinde, birinci sınıfa ayrılmada ve birinci sınıf olma hesabında bu durum dikkate alınacak. Yaş haddinde ise, üye seçilmeden önceki kadronun yaş haddi esas alınacak. Yani üyeler için bir tür koruma kalkanı oluşturulmuş durumda.

Öğretim üyelerine sözleşmeli çalışma imkanı getiren bir madde var ki… Yaş haddini dolduracak tarihten önce başvuran, sözleşme tarihi itibarıyla kadroda bulunan hocalar, yükseköğretim kurumlarının belirlediği bölümlerde kalmalarında fayda görülürse, üniversitenin görüşü ve YÖK’ün kararıyla 75 yaşını geçmemek üzere ikişer yıllık sürelerle sözleşmeli çalıştırılabilecek. Bu kapsamda çalışacak öğretim üyesi sayısını sınırlandırma yetkisi de YÖK’ün elinde olacak. Yani herkese açık değil, belli bir kontenjan dahilinde.

Sözleşmeli öğretim üyesi istihdamının sürdürülebilirliği için de düzenleme yapıldı. Yaş haddinden sözleşmeli olarak çalışan hocaların kadrolu çalışırken sahip oldukları özlük hakları, sözleşmeliyken de devam edecek. Ayrıca iki statüdeki öğretim üyeleri arasında fiili çalışmaya bağlı ödemelerde uygulama birliği sağlanacak.

Türk Cumhuriyetleri ve Akraba Topluluklarındaki yükseköğretim kurumlarından resmi davet alan öğretim elemanlarına, 3 yılı aşmamak üzere ve tüm özlük hakları saklı kalmak kaydıyla, üniversite yönetim kurulu kararı ve Milli Eğitim Bakanlığı onayıyla aylıklı izin verilebilecek. Uluslararası anlaşmalarla kurulan üniversitelerde ya da YÖK’ün taraf olduğu protokoller kapsamındaki programlarda bu süre 5 yıla kadar uzatılabilecek. Öğretim elemanları için yeni bir ufuk açılıyor.

Öğrenciler için de beklenen düzenleme geldi! Azami öğrenim süresi sonunda mezun olamayan son sınıf öğrencilerine intörnlük eğitimi dönemi hariç olmak üzere, başarısız oldukları veya alamadıkları tüm teorik veya uygulamalı dersler için iki ek sınav veya tekrar hakkı verilecek. Yani son sınıfta takılı kalanlar için bir can simidi. Ayrıca, teorik veya uygulamalı derslerden başarılı olup da uygulamalı eğitime veya intörnlük eğitimine başlamamış, tamamlamamış ya da başarısız olanlara da bu eğitimleri tamamlama imkanı tanınacak. Ancak azami öğrenim süresini dolduran ara sınıf öğrencileri bu ek sınav hakkından yararlanamayacak. Uygulamalı eğitim ve intörnlük eğitimine ilişkin esasları belirleme yetkisi ise YÖK’e verildi.

Dikkat çeken bir başka madde daha var. Kişisel emek ve birikime dayanmayan, başkaları tarafından ücretli veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmaları atama, yükselme, unvan ve derece kazanmada kullananlara meslekten çıkarma cezası uygulanacak. Sadece kullananlar değil, bu fiilleri başkaları adına yapanlara veya aracılık edenlere de aynı ceza kesilecek. Yani akademik alanda sahtecilik yapanlar için kapı açık.

Disiplin soruşturmasına ilişkin usul ve esaslar da Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı dikkate alınarak yeniden düzenlenmiş. Hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile hukuki dinlenilme hakkının sağlanması amaçlanmış. Yeni düzenlemeye göre disiplin soruşturmasında, soruşturulana gönderilecek ifadeye davet yazısında iddiaların neler olduğu açıkça belirtilecek ve 7 günden az olmamak üzere süre verilecek. Bu sürede ifade verilmezse, dosyadaki mevcut deliller kapsamında işlem yapılacak. Soruşturmacı toplanan delillerle teklifte bulunacak. Savunmaya davet yazısında ise teklife esas alınan eylem ve karşılık gelen disiplin cezası belirtilecek, yine 7 günden az olmamak üzere süre tanınacak. Soruşturulan, savunmasını yapmazsa, savunma hakkından vazgeçmiş sayılacak.

Tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri ve araştırma görevlileri için ek ödeme tavan oranı, Sağlık Bakanlığı’nda görev yapan emsallerinin ödeme oranına uygun hale getirilmiş. Ortak araştırma merkezlerinde görevlendirilen öğretim elemanları, kendi üniversitelerindeki döner sermaye faaliyetlerine katkıları da dikkate alınarak ek ödemeden yararlanmaya devam edecek.

Proje gelirlerinden satın alınan dayanıklı taşınırlar, koordinatör üniversitenin envanterine kaydedilecek ve ortak uygulama ve araştırma merkezi üniversitelerine tahsis edilebilecek. Proje tamamlandığında bu taşınırların hangi kuruma verileceğine merkez yönetim kurulu karar verecek. Koordinatör üniversite değişikliğinde ise borç, alacak ve nakit bakiyeleri yeni koordinatör üniversiteye devredilecek.

Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu kapsamında birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinin bir önceki yıl gayrisafi hasılatının yüzde 2,5’i, ilgili üniversitelerin bilimsel araştırma projelerini desteklemek için merkezi yönetim bütçesinde ilgili üniversite bütçesine tahsis edilecek. Birden fazla üniversite protokol yapmışsa, bu oran üniversitelerin tesiste görevlendirdiği öğretim elemanı sayısıyla orantılı şekilde bölünecek.

Neyse arkadaşlar, işte böyle… Meclis’ten geçen bu kanunla birlikte yükseköğretimde bir çok şey değişecek. Bakalım uygulamada neler olacak? Öğrenciler bu ek sınav hakkını nasıl değerlendirecek? Hocalar sözleşmeli çalışma tekliflerine ne diyecek? Gelişmeleri takip ediyoruz…

Kaynak: Orijinal Haber

Spor Merkezi
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
1

Yorum Yap