Yargıtay Kararı: İşçiye Yönelik Mobbinge İlişkin E-Posta İstifayı Reddi
İşçi, yaklaşık üç yıl süren bir şirkette çalışırken, patronuna “yoruldum” diyerek e-posta attı. Bu e-postada, son bir yıldır mobbinge maruz kaldığını, priminin düşürüldüğünü ve “manen yıprandığını” belirtti. E-postayı istifa amacıyla göndermediğini, sadece yaşadığı yıpranmayı ve çalışma koşullarını şikayet ettiğini iddia eden çalışan, işverenin bu mesajı iş sözleşmesini feshettiği gözetimiyle değerlendirdi. 2024 yılının başında, yerel mahkeme, çalışanın talebini haklı bulduğunda kıdem ve ihbar tazminatını ödemeye karar verdi. İşveren, kararın haksız olduğunu iddia ederek Yargıtay’a başvurdu. Yargıtay, e-postadaki ifadeleri işçi tarafından fesih bildirimi olarak gördü ve kıdem tazminatını reddetti. Arşınlı bir olayın ardından, bir işçiye yönelik “mobbinge” ve “istifa” kavramlarını yeniden gündeme getiren karar, iş sözleşmesi sonlandırma ifadelerinin yasal yorumunu sorguluyor. (sokağa çıktıda)
İşveren, e-postadaki “yoruldum” ifadesini istifa bildirimine eşdeğer gördü ve bu nedenle çalışanla yollarını tazminat ödemeden ayırdı. Yerel mahkeme, 3 yıl süren iş ilişkisinin ardından çalışanla iş sözleşmesinin sonlandırıldığını kabul etti. Mahkeme, çalışanın “manen yıprandığını” ve “zor durumda olduğunu” ifade etmesinin, iş sözleşmesinin feshiyle eşdeğer olmadığını belirtti. Bu karar, işçi haklarını koruyan mahkeme kararlarını yeniden gündeme getirdi. (gelmiş ti)
Yerel mahkeme, çalışanın e-postasındaki “mobbinge maruz kaldım” ifadesiyle ilgili olarak, bu ifadenin istifa değil, şikayet olduğunu savundu. Mahkeme, işverenin e-postayı fesih bildirimi olarak yorumlamasının hatalı olduğunu belirtti. Bu bağlamda, 3 yıl süren bağlılığıyla çalışan, kıdem ve ihbar tazminatını hak etti. Karar, işverenin tazminat ödemeden ayrılma girişimini desteklemedi. (evde ydi)
Yargıtay, yerel mahkemenin kararını reddederek, e-postadaki ifadeleri işçi tarafından fesih bildirimi olarak nitelendirdi. Yargıtay, “manen yıprandığını” ve “yorulduğunu” ifadesinin, iş sözleşmesinin işçi tarafından feshedildiğini gösteren beyanlar olduğuna karar verdi. Bu nedenle, çalışanın kıdem ve ihbar tazminat talepleri reddedildi. Yargıtay, bu kararla birlikte, yazılı mesaj ve e-postalarda kullanılan ifadelerin iş sözleşmesinin sona erdirilmesine yönelik irade açıklaması olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği tartışmasını yeniden gündeme getirdi. (sokağa çıktıda)
Bu karar, işçilerin yazılı ve e-posta yoluyla yaptıkları şikayetlerin yasal yansımalarını yeniden gündeme getiriyor. İşverenlerin bu tür ifadeleri fesih bildirimi olarak algılamaları, işçilerin haklarını ciddi şekilde etkileyebilir. Şu an için, işçilerin yazılı şikayetlerinin tazminat haklarını doğurup doğurmayacağı netleşmedi. İşçi hakları savunucuları, bu kararı yakından takip ediyor ve yargılamanın sonraki aşamalarını bekliyor. Bakalım bundan sonra ne olacak?
Kaynak: Orijinal Haber

