Trabzon’da Üçüncü Dikenaviter İkiz Gebelik Gerçek Oldu, Milyonda Bir Neden!
Trabzon’da bir kadının iki rahminde aynı anda gebelik oluştu, bu da milyonda bir nadir olaydır. Olay, Rize’de yaşayan Serenay Atagün ile Selçuk Atagün’ün 6 yıllık çocuk sahibi olma mücadelesinin ardından, tıp dünyasında daha önce hiç duyulmamış bir şekilde gerçekleşti. Kadın rahmi, birden iki boşlukta eş zamanlı gebelik geliştirdi; bu durum “dikaviter ikiz gebelik” olarak adlandırılıyor. Sokağa çıktıda haberler hızla yayıldı, herkes şaşkınlıkla izledi.
Serenay Atagün (28) 3k kez tüp bebek tedavisi gördü, ancak gebelikler düşükle sonuçlandı. Selçuk Atagün (32) ise destekle birlikte, eşcinsel bir çift gibi, iki ayrı rahminde embriyo transferi yapıldı. İki embriyo da tutunarak, işleri biraz zor olsa da, iki ayrı rahim boşluğunda eş zamanlı gebelik oluştu. 3k kez deneme, yılları boyunca adım adım ilerledi. Bu süreçte doktorlar, her adımı dikkatle takip etti, sokağa çıktıda herkesin merakını büyüttü.
Tıp çevreleri, bu olayın dünyada sadece üçüncü vaka olduğunu belirtti. Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Yılmaz, “Bu tür gebelikler çok nadir, 1/1.000.000 ihtimalle gerçekleşiyor” dedi. İki embriyonun aynı anda iki rahimde kalması, tıp tarihine yeni bir sayfa açtı. Tıp çevresi, bu deneyimi “tüp bebek tedavisiyle gerçekleşen en nadir vakalar” arasında sınıflandırdı. Dikenaviter ikiz gebelik, tıp literatüründe pek sık duyulmaz; ancak Trabzon’da gerçeğe dönüştü.
Bebekler, 33. haftada dünyaya geldi ve yoğun bakım sürecine ihtiyaç duydular. Serenay Atagün, “33. haftada doğdukları için çok korkuyordum. Yoğun bakım süreci olacağını biliyordum” diyerek anılarını paylaştı. O an, “seviye” ne kadar zor olsa da, çocuğun sesi duyulduğunda sevinç dolu gözleriyle “iyi sağlıklıyız, bir sıkıntı yok” diye seslendi. İki kız bebek, Nil ve Ada adını aldı; aile, bu deneyimi unutulmaz bir anıya dönüştürdü.
Bakalım, bu tür nadir gebelikler gelecekte daha sık yaşanır mı? Tıp alanında yeni yöntemler geliştiriliyor, ancak her bir vaka ayrı bir hikaye. İnsanlar, bu olaydan ilham alarak umudlarını kaybetmemeli, doktorlarına ve inançlarına güvenmeli. Başka bir deneme, başka bir başarı hikayesi mi bekliyor, kim bilir?
Kaynak: Orijinal Haber

